3 Aralık 2016 Cumartesi

Okul Öncesi Öğretmenliği Okumak.. ?

Herkese bol gülücüklü sıcacık selamlar :) İnşallah hayatınızda her şey yolundadır.

Sizlere bugün eğitim ve kariyer hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Bu fikrin aklıma gelmesine sebep de bu hafta girmekte olduğum vize sınavlarım.

Ben liseden sonra üniversiteyi örgün öğretim bilgisayar programcılığı olarak okudum fakat bölümü ve sunduğu çalışma hayatını kendime göre bulmayınca hemen kariyer planlarımı değiştirme kararı aldım. Aslında dil-edebiyat okumak büyük hayalimdi fakat hiç aklımda olmayan bir bölüm çıktı karşıma ; çocuk gelişimi.(Dil-edebiyattan ne ara buralara geldiğimizi de başka yazıda anlatırım inşallah:))

 Açıköğretim çocuk gelişimi bölümünü okumaya başladım. İlk zamanlar kayıt sebebim sadece öğrenci gözükme ve akbil fiyatından kar etmekti  itiraf edeyim :D Fakat çalışmaya başladıktan sonra hayatımın mesleği olduğuna karar verdim ve okula devam ettim. Şu anda ikinci senem ve çok sevgili vizelerimle boğuşuyorum.

Sizlere yani bu bölümü okuyan, okumak isteyen ya da merak edenlere biraz bilgi vermek istiyorum. Ben şu anda hem çalışıyor hem de okuyorum. Meslekte yeni olduğum için çok tecrübem yok fakat olanı da paylaşmak isterim.


Hepimizin tahmin ettiği ve ya bildiği gibi eğitimci olmak çok zorlu ve yüce bir görev. Ben her insanın mesleğine sadece para kazanma aracı olarak değil bir hedef  ve mutluluk kaynağı olarak bakmaları gerektiğini savunanlardanım. Bu sebeple bu bölümü okuyup okul öncesi öğretmeni olmak isteyen insanların bir çocuk ve birey yetiştirmeyi amaç edinmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Çocuklar çok tatlı yerim ben onları demek ne yazık ki öğretmen olmak için yetmiyor. Çünkü o çok tatlı olan minikler bazen çok acımasız ve kural tanımaz olabiliyorlar. Onlara doğruyu aşılayacak ve kendileri bunu başarana kadar tekrar tekrar denemelerini bekleyecek kadar sabırlı olmak gerekiyor. 

Elbette böyle biri olmamak ve bu özelliklere sahip olmamak suç ya da eksi değil. Sadece meslek seçmeden önce kişiliğimiz ile mesleğin getirilerini iyice ölçüp biçmek gerek yoksa işinden nefret eden bireylere dönüşmemiz olası. Mesela ben bir doktor olamam bunu çok iyi biliyorum çünkü karakterim ve özelliklerim bu mesleğe uygun değil. 


Şimdi gelelim hangi bölüm ne işe yarar? Nerelerde çalışabilirim? Devlete atanabilir miyim? İki yıllık dört yıllık farkı nedir? 

Bu bölümü iki yıllık okuyacaksanız çocuk gelişimi olarak geçer. İki yıllık çocuk gelişimi mezunu olduktan sonra özel okullarda yardımcı öğretmen ya da anaokul öğretmeni olarak görev alabilirsiniz. Fakat devlete atanma iki yıllıklarda söz konusu değil. Diyelim ki iki yıllık mezunsunuz ve dört yıllığa tamamlamak istiyorsunuz o zaman DGS sınavı ile Çocuk Gelişimi, Okul Öncesi Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, Zihinsel Engelliler Öğretmenliği, Üstün Zekalılar Öğretmenliği gibi bölümlere geçiş yapabilirsiniz. Bir diğer seçenek de iki yıllık okumadan YGS ve LYS sınavları ile bu dört yıllık bölümlere direkt girmek. 

Şimdilik bu konuyla ilgili anlatacaklarım bu kadar. Zaman zaman yine bilgi paylaşımında bulunabilirim inşallah. :)

İnşallah herkes sevdiği mesleği yapar ve mutlu olur. 
Sevgiyle kalın :)


20 Kasım 2016 Pazar

2016 TÜYAP !!!


Herkese merhaba :)  Çok uzun süredir bloğuma elimi sürmedim. Özel bir sebebi yoktu aslında. Sınavlar, iş, yoğunluk derken vakit bulamadım demeyeceğim; bilerek vakit bulmadım. Çünkü bloğumu ilk açarken de düzenli olarak yazı yayınlama düşüncem yoktu. Ama artık her hafta düzenli olarak paylaşımlar yapmak istiyorum. Bu nedenle en sevdiğim konulardan biri ile geri döndüm. 
Kitaplar...
Bu sene Tüyap Kitap Fuarı 12-20 Kasım arasındaydı. Ben dün gidebilme fırsatını yakaladım. Yani 19 Kasım :) Şimdi sizlerle aldığım kitapları paylaşacağım. Umarım beğenirsiniz... :)

                                                                                                        

Öncelikle Doğan Kitap standına uğradım. Alacağım kitapları listelemiştim zaten. Doğan Kitap'tan kütüphanemde eksik olan Hakan Günday eserlerini topladım. Aldığım kitaplar : Malafa, Ziyan, Az, Daha ve Zargana... Diğer eserleri zaten bende vardı böylece Hakan Günday koleksiyonum tamamlandı. :) Tam bu kitapları alırken görevli beyefendi Serenad'ı  önerdi. Zaten okumak istediğim bir kitaptı o yüzden listemde olmamasına rağmen onu da ekledim. Bu altı kitaba toplamda 117 TL  ödedim. (Küsüratları hatırlamıyorum.) 



Şimdi de geliyoruz Can Yayınları'na :D Burada da yine kütüphanemde tamamlamak istediğim yazarların kitaplarını aldım listeme. Susanna Tamaro ve George Orwell... 
Ne yazık ki iki yazarında eksik olan tüm kitaplarını tamamlayamadım. Standtta olanları aldım. Buradan 80 TL ödeme yaparak ayrıldım.


Altın Kitaplar' a da uğradım kuzenime ve kardeşime hediyeler aldım fakat onları kendilerine teslim ettiğim için fotoğraflarını çekemedim. Kuzenime Stephen King   Cep ve Diriliş kitaplarını aldım. Kardeşime de Nick Shadow Sesler ve Kan ve Kum kitaplarını,  yine kardeşime Can Çocuk'tan Bilgin Adalı'nın kitapları olan Kariye Hazinesi ve Atlantis'in Çocukları' nı aldım.  

Sonuç olarak girişteki kalabalık ve yığılmayı saymazsak çok güzel bir fuar oldu benim için. Yayın evlerinde %25 - 30 'a varan indirimler vardı. 


Bu seneki fuarı kısaca paylaşmak istedim sizlerle. Umarım bilgilendirici ve sıkıcı olamayan bir yazı olmuştur. Zira baya sıkışık zamanda ve karışık kafayla yazıyorum. Şimdi ben kuşburnu çayımı alıp ders çalışmaya giderken sizlere iyi pazarlar diliyorum. 

Sevgiyle kalın... :)



11 Eylül 2016 Pazar

Derneğimizle Tanışın !

Herkese merhaba. Nasılsınız? Keyifler yerindedir inşallah. Ben yoğun bir dönem sonunda bayram tatilinin verdiği boşluktan faydalanıp ulaşıyorum sizlere.
Bugün bahsedeceğim konu benim de bir parçası olduğum yardım derneği ile ilgili.Amacım derneği biraz daha tanıtmak ve ilgili olanların bilgi alabilecekleri bir kanal oluşturmak. Umarım keyifle okursunuz. :)


Gana Türkiye Eğitim ve Danışma Derneği  adından anlaşılacağı gibi Gana ve Türkiye arasında eğitim  öğretim üzerine ilişkileri artırmak ve daha çok öğrenciye ulaşıp destek olmak amacı ile kurulmuştur. 2011 yılında ilk kurulduğunda sadece Gana'daki Müslüman öğrencilere destek verse de aradan geçen yıllarda büyümüş ve gelişmiştir. 

Benim bu dernekle tanışmam geçen seneye rastlıyor. Görselde bulunan bloğun tasarım ve yazı girişlerini de ben yapıyorum. Derneğin kurucularından olan  Issah Nazif Suleiman ve Gana'da derneğin fiziksel binasında bulunan görevlilerimiz ise destek verilen öğrencilerin eğitimleri, ilişkili olunan diğer kurumlar ve derneğimizin tanıtımı için çalışmaktadırlar. 


Gana Türkiye Eğitim ve Danışma Derneği  şu sıralar iki ülke arasında değişim öğrencileri projesi üzerinde çalışmaktadır. 

Bu tür projeler ilginizi çekiyorsa,
Afrika Kıta'sının güzel ülkelerinden olan Gana'da bir sosyal sorumluluk projesinde yer almak isterseniz,
Sadece bu konularda bilgi almak ve derneğin çalışmalarını takip etmek isterseniz,

Bize ulaşabileceğiniz adresler ;

Blog Adresi: http://ghanaturkey.blogspot.com.tr/

Facebook Adresi: Gana Türkiye Eğitim ve Danışma Derneği

Mail: ghanaturkey1@gmail.com


Umarım faydalı olmuştur yazım.Bu arada bir dipnot düşmek isterim; derneğin sadece teknolojik işleriyle ilgileniyorum ve hiçbir maddi çıkarım yok.Derneğin çalışmalarına katılmamdaki en büyük sebep bu hayatta bir şeyler bırakmadan boşuna gitmemek. Birilerine ufak da olsa faydamın olduğunu bilmek. Tabi ki bu illa dernekler yoluyla olacak değil. Tanıdığınız bir öğrenciye kitap almak, ihtiyacı olan bir kişiye yardımda bulunmak, hayatınızda olan insanlara gülümsemek bile  ne büyük bir onur ve mutluluktur. 

Hepinizi çok seviyorum. Kendinize iyi bakın. :) 




14 Ağustos 2016 Pazar

Bu Sene Memleket :)

Şu anda bu yazıyı okuyan her çift değerli göze selam olsun. Yazı yayınlarken zamanlamada bir türlü dikiş tutturamadığım bloğum ve ben karşınızdayız. Mini tatilimde ziyaret ettiğim memleketimi ve köyümü kısaca paylaşmak istedim. Keyifli zaman geçirmenizi dilerim.

Efendim bendeniz hem anne hem baba tarafından Ordu Perşembeliyim. Büyüklerimiz ve kıymetli fındık bahçelerimiz -çok şükür- başımızda bulunduğundan mütevellit her sene ziyaret etmekteyiz buraları. Yalnız bu sene fındık konusunda çok bereketli değildi bahçeler yine de çerezlik çıktı çok şükür.


Fındığın aksine mısır baya bereketliydi bu yıl. Görselde, sene boyunca bizlere un,garnitür ve çekinti dediğimiz-bir çeşit kalın çekilmiş mısır diyelim- olacak mısır arkadaşları görmektesiniz. 


Bu resmi köyün sonunda bulunan bir tepeden çekmiştim. Perşembe ilçesi sahil kesimde bulunduğundan denize ulaşım oldukça kolay. Hatta köye tatile gelenler bu tepeden denizin dalgalı olup olmadığını kontrol edip öyle inerler sahile :)



Çaka beldesinde bir plaj... Bu sene keşfettim. Suyu öyle temiz ve plajı öyle düzenli ki henüz keşfettiğime de biraz hayıflanmadım değil.



Burada da plajı fethetmiş bir adet minik kız kardeş görmektesiniz :)






Son olarak evin önündeki çiçekler arasında bir Nur :D 


Ufak da olsa tatilimi ve köyümü tanıtmak istedim sizlere. Doğal yaşamın dibine vurduğum, nemden kendimi nerelere atsam da serinlesem derken çareyi Karadeniz'in dalgalı ve -özellikle belirtiyorum- adamı dayak yemişe çeviren serin sularında bulduğum, tüm aileyle çay içmelere doyamadığım, köyün bebeleriyle, tavuk ve inek kardeşlerle akraba olduğum ve yirmi iki yaşında olmama rağmen düşmekten geri kalmayıp iki dizim mor bir şekilde tamamladığım güzel bir tatil oldu. 


Umarım sizlerin de  tatili güzel ve huzurlu geçmiştir. 
Görüşmek üzere
Sevgiyle kalın :D




10 Temmuz 2016 Pazar

Bursa Gezisi :)

Herkese merhaba. Bayramda elde ettiğimiz ve hepimizi sevince boğan dokuz günlük tatil fırsatından istifade edip mini bir Bursa gezisi yaptım. Sabahtan özel araç ile yola çıktım ve planladığımdan daha erken Bursa'ya vardım. Sebep ise yeni açılan Osmangazi Köprüsü. Gerçekten yolculuk yapanların işini kolaylaştırdı bu köprü.



 Bursa'da ilk ziyaret ettiğim yer Emir Sultan Cami ve Türbesi idi. İlk girdiğim andan itibaren beni etkisi altına alan müthiş bir mekan. Daha önce de ziyarette bulunmuştum buraya. Tekrar gelmek nasip oldu çok şükür.

Emir Sultan ziyaretinden sonra kahvaltı edip gezime deva ediyorum. İkinci durak Yeşil Cami ve Yeşil Türbe.

Türbe ve Cami karşılıklı duruyor. Olağanüstü bir işçilik... Caminin içini gezdiğinizde duvarlarda bulunan mavi çini ve işlemeler sizleri büyülemeye yetiyor. 

Buradan sonra Ulu Cami'ye geçiyorum. Burası da Bursa'nın sembollerinden olmuş müthiş bir yapı. Ulu Cami ziyaret ettiğim diğer yerlere göre daha kalabalıktı. Türkler dışında fazlaca turist de vardı. 


Şu ana kadar bahsettiğim camiler birbirine oldukça yakın yürüme mesafesinde ulaşabileceğiniz yerler. Hepsi de Bursa merkezde. Bunların yanında hazır gelmişken Ulu Cami'nin yanında bulunan Koza Han'ı da görmek istedim fakat sanırım bayram sebebiyle han açık değildi. Tek tük dükkanlar açılmıştı. Başka zamana inşallah. 

Merkezde işim bitince son olarak da Cumalıkızık Köyü'nü ziyaret etmek istedim. Bursa'ya gelen herkesin istisnasız uğrak yeri...


Tarihi yapısı,dokusu muhteşem fakat gizliliği ortadan kalkmış zamanla. Köyde adım atacak yer yok. Açık hava müzesi gibi olmuş. Bu durum o atmosferin bende yarattığı havayı biraz bozsa da aldığım hazzı eksiltmedi. İnanılmaz güzel bir geziydi. Cumalıkızık'tan aldığım ufak hediyeliklerim ve tabi ki kestane şekerim ile Bursa merkezin yolunu tuttum tekrar.

Herkese iyi gezmeler. Tabi bana da. :))


1 Haziran 2016 Çarşamba

Haydarpaşa Kitap Günleriiii :)

Herkese merhaba. Bugün sizlere son haftalarda sabırsızlıkla beklediğim bir etkinlikten bahsedeceğim. Kadıköy Haydarpaşa Kitap Günleri...

İş yerinden iki arkadaşla yorgunluk falan dinlemedik indik Kadıköy'e. Bu arada ben ilk defa Haydarpaşa Garı'na girdim. Daha önce trenle yolculuk maceram yok. Peronlara kurulmuş standlar arasında gezdik saatlerce. Kitaplar zaten mutluluk sebebiyken bir de mekanın hoşluğu hepten mest ediyor insanı.



Yetkililer iki tane vagonu okurlara hazır hale getirmişler. Yani kitaplarınızı aldıktan sonra vagonlarda okuma fırsatı elde edebilir yada nostaljik fotoğraflar çekebilirsiniz.Etkinlikte birçok yayınevi ve dergi yer alıyor. Ayrıca her gün davetli yazar ve konuşmacıların seminerleri oluyor. Yani boğazınıza kadar edebiyata batabilirsiniz :) Ayrıca bir sosyal sorumluluk projesi de mevcut. Etkinliğe katılan yayınevleri ve ziyarete gelen okurlar da okul ve kütüphaneler için kitap bağışında bulunabilecek.



Kitap günleri 1-5 Haziran arasında devam edecek. İlgililerine duyurulur.


Benim ganimetler :))))))




21 Mayıs 2016 Cumartesi

Yazım Yayınlandı!!!

Kısa bir aradan sonra herkese merhaba. Biraz tembeldim bu aralar aklıma gelse de yazamadım buraya. Ama benim için mutluluk kaynağı olan bir haberle geldim. Geçen seneden beri arkadaşlarımla amatör olarak  Ekmekağacı adında bir edebiyat fanzini çıkarıyoruz. Bunun hikayesini daha sonra yazarım. Bu çalışmalarımızdan haberdar olan Poedat Dergisi  bizlere mail yoluyla ulaştı ve birlikte ufak bir çalışma yaptık.Hayranı olduğum yazar Gabriel Garcia Marquez hakkında hazırladığım yazıyı yayınlamayı kabul ederek beni çok mutlu ettiler. Hepsine teşekkür ederim. Umarım zevkle okursunuz.
Sevgiler. :)

Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.